Çok Özel Bir Fabl…

Bugün sizinle pek çok yazarın da içinde bulunduğu bir FABL hikâye kitabı projesi için yazdığım hikâyeyi paylaşıyorum. Bu hikâyeyi Kahramanmaraş depremi olduğu dönemde yüreğimin sızısı ile yazdım ve sadık yoldaşlarımıza hediye ettim.

Umarım beğenirsiniz. ve sevdiklerinizle paylaşırsınız.


Adam, Yılan ve Köpek

Çok uzun zaman önce; bir Adam, bir Yılan ve bir de Köpek varmış.

Adam, kasaba pazarından alışveriş yapıp evine dönüyormuş ki devrilen bir ağacın altında sıkışmış büyük bir yılan görmüş.

Yanından geçerken Yılan

” Hey Köylü, ne olur bana yardım et. Kurtar beni buradan, ne istersen yaparım. ” demiş

Adam bir an için afallamış ve ” Nasıl yani yılan mı konuşuyor ‘’demiş

Yılan ‘’Evet evet, konuşan benim’’ demiş

Adam, şaşkınlıkla atından inip yılana doğru yürümüş. Var gücüyle aslında çok da büyük olmayan ağaç gövdesini yılanın üstünden kaldırarak onu kurtarmayı başarmış.

Ama bunu yapınca yılan hemen etrafına dolanıp tıslamaya başlamış.

“Şimdi seni sokacağımmm!” demiş

 “Neden?” demiş Adam. ‘’Sana yardım etmedim mi? Ne istersem yapacağını söylemiştim sözünü tutmayacak mısın ”

‘’Hayır’’ demiş Yılan. ” Bu benim doğamda yok. Benim işim insanları sokmak. Sen de insansın ve bunu hak ediyorsun’’

Köylü korku içinde;

‘’Ama benim kimseye zararım olmaz. Hatta faydam olur, bak seni de kurtardım. Ben iyi bir adamım beni sokma’’ demiş

‘’Dur o zaman gerçekten iyi biri misin öğrenelim’’ demiş Yılan

Adamın atına dönerek. Ona adamın nasıl biri olduğunu sormuş.

At da konuşmaya başlayarak;

‘’İnsanlar, bütün gün sırtımıza binerler ve bize saman, yulaf ve su verdiklerinde iyi bir karşılık verdiklerini düşünürler. Ama biz yaşlı ve güçsüz olduğumuzda ne yaparlar? Bizi tarlasını süren köylülere satarlar. Onlar da bizi tüm gün tarlada sürer ve biz orada yorgunluktan ölüp gideriz. Bu da insan ona güvenmiyorum, sok onu bunu hakkediyor’’ demiş

Tam o sırada geçen hafta kaybolan ineğinin oradan geçtiğini fark eden Adam şöyle demiş:

’’ İkinci bir hayvana daha sor. At yorgun ve onun için yaptığım her şeyi unutmuş. Bak bu benim ineğim, ona sor’’ demiş.

Yılan ineğe dönerek adamın nasıl biri olduğunu sormuş

İnek de konuşmaya başlayarak:

“İnsanlar bizi uzun yıllar boyunca ahırlarında tutar, buzağılarımızı bizden koparır ve sütümüzü çalarlar. Belki de ondan kaçmasaydım diğer insanlar gibi beni kasabadaki mandıraya satacaktı. Orada demir korkulukların arasında bir ömür sürecektim. Bu da insan ona güvenmiyorum, sok onu bunu hakkediyor’’ demiş

Yılan, hemen hemen aynı cevapları bir tavuk ve bir keçiden de almış. Hiçbir hayvan iyi şeyler söylememiş.

 Yılan, tam bu hayvanların da desteğiyle adamı sokacakmış ki bir köpek çıkagelmiş.

Adam, hemen atılmış;

‘Hey köpek! Lütfen yılana anlatır mısın? Ben onu skıştığı şu devrilmiş ağacın altından kurtardım. Ama o şimdi beni ısırmak istiyor. Öncesinde şu hayvanlara iyi mi yoksa kötü biri mi olduğumu sordu. Hepsi de kötü olduğumu söyledi. Halbuki onlar, diğer bütün insanların kötü davranışları için beni cezalandırmaya çalışıyorlar. Bana yardım et, söz veriyorum bu yaptığını asla unutmayacağım ve her zaman sana yardıma açık olacağım’’ demiş.

Köpek adamı dinledikten sonra kafası karışmış gibi görünerek;

“Bu durum nasıl oldu anlayamadım’’ demiş.

Yılana dönerek ‘’Senin kadar güçlü ve hızlı bir yaratık, gerçekten bir ağacın altında nasıl sıkışmış?

Yılan heyecanla ‘’ Evet, evet, evet!’ demiş. “Dur sana sana nasıl olduğunu gösterelim.”

 “Pekâlâ,” demiş Köpek

Yılan Adama dönerek “Köylü, ağacı tekrar kaldırarak üstüme koyar mısın? ‘’ demiş.

Köpek adamın daha büyük bir çabayla ağacı kaldırışını ve yılanın ağacın altına doğru sürünerek girişini izlemiş. Böylece yılan daha önce olduğu gibi yine ağacın altında sıkışmış olarak kalmış.

Yılan gururla “Gördün mü? İşte bu şekilde ağacın altında sıkışmıştım’’ demiş.

“Evet,” demiş köpek, “İşte tam da kalman gereken yer orası!

Sonra kendinden emin bir şekilde Adama dönerek ‘’Bana verdiğin sözü sakın unutma tamam mı Dostum.’’ demiş.

Adam koşarak uzaklaşmış ve diğer hayvanlar da kaçmış. Yılan ise tuzağa düştüğü ile kalmış. Onu serbest bırakacak başka birini buldu mu bilinmez ama onu bir daha gören olmamış.

Sizce, insanlar köpeklere olan ta o zamandan kalan bu sözlerini hatırlıyorlar mı?

Pekâlâ, kendinize şu soruları sorun. En son ne zaman insanlara yardım eden bir köpek gördünüz? Ve en son ne zaman köpeklere zarar veren bir insan gördünüz?

(Bu masal başta Kahramanmaraş depremi sonrası kurtarma çalışmalarında ölen Meksikalı Kurtarma ekibine ait köpek Proteo olmak üzere tüm kurtarma köpeklerine ithaf edilmiştir.)

Nihal Altunsüzer

@nihalaltunsuzer

www.nihalaltunsuzer.com

nihal altunsüzer
Yazar Hakkında

1978 Adana doğumlu, evli ve 2 çocuklu biriyim. 2022’de ailemle Amerika’ya taşındık. Çukurova Üniversitesi’nden mezun oldum, 16 yıl yöneticilik yaptım. Profesyonel yaşam ve öğrenci koçuyum. 2022’de aile içi iletişim kitabımı yayımladım. Çalışmalarımı ve eğitimlerimi online sürdürüyorum.

Yorum yapın